3 Ağustos 2010 Salı

limonata



Sıcak, çook sıcak. Bu havalarda içilebilecek en sağlıklı ve serin şey de limonata. Pastanelerde içtiğimiz enfes el yapımı limonatalardan evde de yapabilirsiniz. Görüştüğüm pastanelerden aldığım notlar ve bulduğum tüm tarifleri denedikten sonra aşağıdaki ölçülerde karar kıldım.

Limonatanın tarifine geçmeden önce biraz tarihçesine uzanmak istiyorum. Limon ağacı tarihte ilk olarak Kuzey Hindistan, Çin ve Burma'da görülmüş ve oradan da Arap ülkelerine, Irak ve Mısır'a yayılmış. Yetiştiği tüm ülkelerde her tür yemekte sahne alan limondan ilk kez limonata yapılması ise çok eskilere, Mısır yazmalarına dayanıyor. Bu nedenle limonatanın ilk kez Mısırlılar tarafından içildiğini söyleyebiliriz. Yazmalara göre köylüler limon, bal ve hurmadan yapılma bir çeşit şarap içiyorlarmış. 


Osmanlı'da ise limonata ve diğer tüm şerbetler evlerdeki ikramın vazgeçilmez parçasıydılar. Bugün sadece Ramazan'da ve bazı özel pastanelerde içebildiğimiz demirhindi, portakal, erik, vişne ve daha sayısız birçok şerbetten sadece limonatayı her mekanda bulabiliyoruz.

Gelelim limonatayı nasıl yapacağımıza. Bu ölçüleri elde edene kadar 4-5 limonata yaptım. Bazılarında limon fazla geldi, bazılarında şeker fazla oldu. 




Bir gün müdavimi olduğumuz PİLEKİ pastanesinde kahvaltı yaparken ordaki limonataya olan yoğun talebi görüp bir tane de kendime ısmarladım. Tadı çok güzeldi, hafifti, şekeri baymıyordu, ekşisi de yerindeydi. Hemen müdürün yanına gittim. Önce evde limonatayı nasıl yaptığımı anlattım, sonra da onların benden farklı ne yaptıklarını sordum. Sağolsunlar beni kırmayıp 20 litre su için gerekli ölçüleri verdiler. İşin bir kaç sırrı varmış. Onları da tarifin sonunda bulabilirsiniz.

  • 1 litre su
  • 1,5 limon (limonlar küçükse iki limon)
  • 140 gr toz şeker
  • 5-6 tane nane yaprağı (denemedim ama fesleğen ya da reyhan da kullanılabilirmiş)
Limonlarımızı güzelce yıkıyoruz ve kabuklarını rendenin en ince tarafıyla rendeliyoruz. Burdaki püf noktası limonun beyaz kısımlarını rendelememek, aksi takdirde limonatamız acı olur. Kabuğunu rendelediğimiz limonların suyunu sıkıyoruz. 1 litre suyu limon suyuyla karıştırıyoruz. 

Ayrı bir kapta, büyük bir havanınız varsa da olur ama ben geniş bir kapta havanın sopası ile yapıyorum, toz şeker, limon kabuğu rendesi ve nane yapraklarını dövüyoruz. Hafif macunumsu olan bu karışım limonataya rengini ve aromasını verecek. Genelde tülbente konarak suya bırakılıyor ama ben evde tülbent bulamadığım için farklı bir yöntem kullandım ve eminim size de kolay gelecek. Litrelik ölçü kabının üzerine koyduğum kevgirin içine bu karışımı boşalttım. Kevgirinizin çapı ne olursa olsun onu üzerine oturtabileceğiniz herhangi bir kapta bu işlemi yapabilirsiniz. 

Limonatayı buzdolabında en az 2 saat bu şekilde bekletmeniz gerekiyor. Sonra kevgiri üzerinden aldığınızda şeker suya karışmış, limonata altın rengini almış oluyor. Daha da sabırlıysanız dolapta 6-8 saat bekletmenizi öneririm. PİLEKİ'den öğrendiğime göre mevsimine göre az miktarda portakal  kabuğu ya da havuç rendesi rengi daha da koyultuyormuş. 



1 yorum:

  1. Feyzacim 140 gr seker ne kadar oluyor yaklasik?bardak ya da kasikla

    YanıtlayınSil

Paylaş

print

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...