12 Ağustos 2010 Perşembe

saraybosna notları - çevapi ve burek



İlk gezi yazımı 2010 Mayıs ayında eşimle birlikte ziyaret ettiğimiz Saraybona'ya ayırıyorum. Aslında bu gezide iki şehir daha gezdik, Mostar ve Dubrovnik. Her birinde farklı yiyecekler tattık. Mimari doku herbirinde farklıydı. Onları da diğer yazılara saklıyorum.


Bol fotoğraflı,kısa kısa notlarla Saraybosna:

Saraybosna  inanılmaz Türk dostu bir şehir. Esnaf Türk olduğunuzu öğrenince çok mutlu oluyor. Her an karşınıza Türkçe bir tabela çıkabiliyor ya da alışveriş yaptığınız dükkan sahibi Türkçe konuşabiliyor. Türkçe konuşamasa bile Türkiye'de mutlaka birer akrabaları var ve onların yaşantısından bahsediyor.

TROLEYBÜSLER SEFERDE
Halihazırda seferde olan TROLEYBÜS!
Şehir içinde toplu taşıma otobüslerle ve troleybüslerle sağlanıyor. Bizim otelimiz şehir merkezine yürüme mesafesindeydi. Ayrıca kardeşimin çok sevgili arkadaşı Bosnalı Alma gezimiz boyunca bize mihmandarlık yaptı ve arabasıyla şehri epey turladık. 




Savaş nedeniyle olsa gerek sokaklarda pek gence rastlamadık. Hatta genç çifte hiç rastlamadık ya da Türkiye'nin genç nüfusu o kadar kalabalık ki oralar bize çok yaşlı geldi.


BAŞÇARŞI = BASCARSIJA
 
BAŞÇARŞI'da Türk çayı bulunduran ve satan bir dükkan
Şehrin merkezi Başçarşı bölgesi. İnsan orada gezerken kendini Beyazıt ve Laleli'de geizyor gibi hissediyor. Bize oldukça tanıdık gelen dükkanlar var. 

Her yerde karşımıza çıkan "Türk Çayı Bulunur" yazılarına kanarak bir dükkana oturup içelim dedik. 



 Tabi ki bizim çaylarla hiç alakası yok. Sanıldığının aksine Bosnalı kardeşlerimiz bizler gibi çay içmiyorlar hatta hiç çay içmiyorlar, öyle bir kültürleri yok. 

Ateşe koydukları sıcak suyun içine hızlıca toz çayı atıp, iki dakika sonra da  servis ettiler. Gurbette olduğumuzdan içtik tabi kuzu kuzu.


BAŞÇARŞI'da bakırcı dükkanı
Çarşı boyunca sıra sıra antikacılar, bakırcılar, hediyelik eşyacılar var. En çok ilgimi çekenlerse bakır zarfların içindeki porselen fincan takımları. Tepsisi ve cezvesi ile birlikte satılıyorlar. Bizdeki Antep işi bakırlara göre çok hafif hatta basit işçiliklerle yapılmışlar. 





Hediyelik eşya piyasası zaten uzun zamandır Çinlilerin elinde. Aynı objelerin üzerindeki şehir ismi değişiyor sadece.


VIJECNICA (Milli Kütüphane)

VIJECNICA - Milli Kütüphane
Saraybosna'da her yerde savaştan bir iz mutlaka var. Binalar büyük oranda restore edilmiş olsalar da hala tamir edilemeyenler var. Saraybosna'nın simge binası olan kütüphane de bunlardan biri. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu döneminde 1896'da yapılmış olan bina 2. Dünya Savaşı sonuna kadar hükümet konağı olarak hizmet veriyor. Ardından milli kütüphaneye dönüştürülüyor ta ki savaşa kadar. 1992-1995 yılları arasında süren savaş sırasında en ciddi hasarı alan binadaki kitapların %90'ı yokoluyor. 

Binanın restorasyonu hala sürüyor. Örtünün altından görebildiğimiz kadarıyla cephesinde dev delikler var ve hala onarılamamış.

SARAYBOSNA'DA NE YEDİK NE İÇTİK?


Kuruyemişçi vitrini
Ne bulduysak yedik diyemeyeceğim. Bosna mutfağı eminim ki çok zengin bir mutfaktır. En azından Türkiye'deki Boşnakların hamur işleri konusundaki hünerlerini ve becerilerini hepimiz biliyoruz. Ancak Saraybosna'da durum tam olarak öyle değil. Yani yeme-içme sektöründe yerel tatlar pek yok. 



 Biz kendi çabalarımızla ara sokaklardaki esnaf lokantasının birine daldık. Sulu yemek olarak bizdeki et haşlamaya benzer bir yemek geldi. Oldukça yağlıydı. Tekrar esnaf lokantasında yememeye karar verdik. 

Aklımızda kalan iki lezzet, gerçi dükkanlarda satılan başka da bir ürün yok zaten, BUREK ve ÇEVAPİ.
Efendim BUREK, söylenişinin tanıdık geldiği üzere bizdeki börek. Ama hazır yufkayla tepside yaptığımız börekten değil. Boşnak böreği dediğimiz, kol böreğine benzeyen elde açılmış tel tel olan yufkaların arasına peynir, patates ya da ıspanak konarak hazırlanmış olan börek.  Adım başı BUREK EVİ var ve Saraybosnalılar mütemadiyen börek yiyorlar. Bizdeki döner büfelere benzer dekordaki burekçilerde dev tepsilerde burekler sergileniyor, müşteriye de kilo işi satılıyor. Test ettik denedik, daha doğrusu Alma yerel kaynak olarak bizi en şahane burekçiye götürdü. Az kalsın tepsisiyle İstanbul'a getirecektik.


ÇEVAPİ ise aslında bizdeki İnegöl köfteye benzer bir köfte ama sunumu çok farklı. Yuvarlak pide ekmeğine benzer bir somunun içine dizilmiş çevapiler (köfteler) bir miktar küp doğranmış soğan ve tulum peyniri ile lor arasında kalmış bir peynir (kajmak) eşliğinde servis yapılıyor.  Etsever olduğumuz için bayıldık tabi ki. Ama Bosna'da baharat hiç kullanılmıyor. 

Her memlekette yaptığım market gezmesini burda da yaptım. Bizdeki pastırmanın baharatsızı olan "kurutulmuş et" lerden buldum. Sık tüketilen bir ürünmüş. Ama pastırma gibi özel bir isim geliştirmemişler, kuru et diyorlar. Peynir çeşidi çok az. Evrensel peynirler dışında özel peynirleri yok. Bizdeki çeşitliliğe alışınca boş geldi gözüme raflar.

Geziden seçtiğim diğer fotoğraflarla yazımı noktalıyorum. Anlatacak daha çok şey var ama yazı da uzadıkça uzuyor. Diğer yazılarda görüşmek üzere.
Bizdeki bedestenin karşılığı BEZİSTAN



Her yeriyle çok temiz bir cami: GAZİ HÜSREV PAŞA
BAŞÇARŞI'DA bir sokak



RAHAT LOKUM, TAHAN, BOMBON



14 yorum:

  1. Elinize sağlık çok detaylı dolu dolu bi yazı olmuş.Ben de boşnak bi ailenin çocuğu olarak 2 kez gitme fırsatı buldum bosnaya.Şimdi ramazan ramazan Çevapi deyince canım da çekmedi değil :)) Boşnaklar çaydan çok kahve içerler.Türkiye'de ki boşnak evlerinde de böyledir sabah kahvaltıdan önce başlar akşam yemeğinden sonraya kadar sürer kahve keyifleri.Şehir dışında öğrencilik yaptığım için en çok özlediğim şeylerden biri annemin yaptığı ıspanaklı boşnak böreği oluyor.Bosna'da yaşam pahalı da değil yurtdışında gezilip görülecek yerler arasında kesinlikle yer almalı diye düşünüyorum.Tekrar elinize sağlık

    YanıtlayınSil
  2. Çok teşekkürler. Biz de eşimle bayıldık zaten Saraybosna'ya. Yazıda bahsetmeyi unutmuşum, gerçekten inanılmaz ucuz bir şehir. Daha çok insanın gidip görmesi lazım bence de.

    YanıtlayınSil
  3. Umarım bir gün biz de gideceğiz buralara. Ama önce baba memleketi Gümilcine, sonra da inşallah buralara doğru yol alırız.

    YanıtlayınSil
  4. Güzel bir yazı okudum, Tebrik ederim.

    YanıtlayınSil
  5. Herkese görmesini tavsiye ederim

    YanıtlayınSil
  6. Vakit ayırıp okuduğunuz için ben de teşekkür ederim.

    YanıtlayınSil
  7. Feyza Hanım, tavsiyeleriniz için teşekkür ederim. Saraybosna'yı görmeye hazırlandığım için heyecanla okudum! Bir de, bahsettiğiniz "en şahane börekçi"nin adını verirseniz, benden mutlusu olmaz!

    YanıtlayınSil
  8. Adını sanırım bilmiyorum ama akşam dosyalarıma bakıp size bildiririm. En kötü bizi orada gezdiren Alma'ya mail atar öğreniriz adını :) Çok beğeneceksiniz oraları. İyi gezmeler.

    YanıtlayınSil
  9. Fatma Hanım, Alma'dan cevap geldi. Çevapi yediğimiz yer ile burek yediğimiz yer aynı caddedeymiş. Başçarşı'da Bravadžiluk caddesindeymiş.

    Çevapicinin internet sitesi şöyle: http://hodzica.com/tur/index.php

    Burekçi de aynı sırada idi zaten. Siteden haritaya da bakabilirsiniz. İyi tatiller.

    YanıtlayınSil
  10. 1984 senesinde orada idim bu kadar güzel bir kent olamaz insanları o kadar misafir perver aynı biz zaten kulina bana kaldıgım yer tam bir türk mahallesi şimdi çok merak ediyorum acaba gezdiğim yerler duruyormu başçarsı girişinde tarihi çeşmenin tam sol tarafında küçük bir cafe vardı orada rahmetli babam ile bir kadeh rakı içmiştim ne güzeldi o günler size tşk ederim Feyza Hanım ..............

    YanıtlayınSil
  11. Yazımı okuduğunuz için ben teşekkür ederim Mehmet Bey. Hala insanlar çok misafirperverler, kent de çok güzel ama o savaşın hüznü malesef her köşebaşında.

    YanıtlayınSil
  12. Sarajevo Ljubavi Moja. Oylesine ozledim ki Saraybosna'yi, yeniden gitmek icin can atiyorum vallahi.

    YanıtlayınSil
  13. Aslında bende büyük bir hevesle gittim Bosna'ya. Ama keşke herkes kadar sevebilseydim. Hiç beğenmedik. Bana Gaziantep'i hatırlattı.Çok büyük hayalkırıklığı oldu bizim için. Benim tavsiyem Saraybosna yerine Türkiye'de Antep ve Diyarbakır yörelerinin gezilmesi.

    YanıtlayınSil
  14. bilgilendirmeler için teşekkürler güzel bir yazı olmuş

    YanıtlayınSil

Paylaş

print

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...