13 Ocak 2011 Perşembe

Ayder Yaylası'nda Kar Düşleri - 1



Hep hayalini kurduğum Karadeniz Yaylaları'nda kar buluşması bu yılbaşı gerçek oldu.  Ayder Yaylası hep yazın ziyaret edilecek bir yer gibi yansıtılıyor oysa kışın da Ayder'de çok keyifli bir tatil yaşanabilir. Memleketimin turistik açıdan en ihmal edilmiş coğrafyasının Karadeniz olduğunu düşünürüm. Ama bu ihmal edilmişlik "alternatif turist" olan bendenizi daha az sayıda kişiyle Karadeniz'i paylaştığım için çok mutlu eder.

Ayder Yaylası, Rize'nin Çamlıhemşin ilçesine 19 kilometre uzaklıkta, deniz seviyesinden 1.300 metre yükseklikte yer alıyor. Ayder merkezi yaz aylarında bolca yerli ve yabancı turist ağırlıyor. Hatta bölge halkına ve doğa meraklılarına göre biraz fazla popüler ve giderek doğallığını yitiriyor.


Ayder Yaylası'ndaki konaklama tesisleri
Ayder'in merkez diyebileceğimiz bölgesinde çeşitli oteller, kaplıca tesisleri, hediyelik eşya dükkanları var. 2008 yazında gerçekleştirdiğim Karadeniz turu sırasında buranın cıvıl cıvıl haline tanık olmuştum. Oysa ki kış koşullarında aşağılardan arabalarıyla karın tadını çıkarmak için Ayder'e akın etmiş onlarca insanın coşkusu dışında bir hareket yoktu.
Ayder'in en nev-i şahsına münhasır oteli.
Zaten ilgimi çeken de bu merkezi ve popülerleşmiş alan değildi. İlgimi çekenler: Ayder Yaylası'nın en nev-i şahsına münhasır otelinde konaklamak ve orada kalınan 2 gün boyunca daha da yukarılara yapacağımız uzun yürüyüşler, şanslıysak yılbaşı gecesi karda kaymak ve yine uzun gece yürüyüşleri. Tabi bütün bunların gerçek olabilmesi için gereken ana maddenin yani karın yağması. Nitekim 30 Aralık akşamı Trabzon'a vardığımızda değil kar, yağmurun bile neredeyse 1,5 aydır oralara hiç uğramadığını öğrenip tırnaklarımızı yemeye başlamıştık.




Trabzon'da buluşma ve Ayder'e yolculuk
31 Aralık sabahı Trabzon havaalanında grupla buluştuk. Rehberimiz Mehmet Can'dan o sabah yağmaya başlayan karın müjdesini aldıktan sonra yaklaşık 2,5 saat sürecek yolculuğumuza başladık. Solumuza hırçın Karadeniz'i alarak, Rize il merkezini, Çayeli'ni, Pazar'ı geçerek Ardeşen'e ulaştık. Verilen mini alışveriş molasından sonra yola devam ettik. Çamlıhemşin ayrımından girerek 22 kilometre sürecek tırmanışa başladık. Yol boyu bize nefis ormanlar, Fırtına Vadisi  ortasından akan Fırtına Deresi, dere üzerindeki birbirinden şirin kemerli dar köprüler, taş ocakları ve nasıl yaşadıklarına akıl sır erdiremediğimiz yamaçlarda kurulu evler eşlik etti.
Trabzon-Ayder arasında Karadeniz Otoyolu ya da sahil yolu dışında bir düzlük yok. O yol nedeniyle sık sık dağlar delinerek tüneller oluşturulmuş. Tüneller son derece modern. Yine de çevreseverlerin her fırsatta dikkat çektiği üzere Karadeniz yola verdiğini geri alacak. Bu sefer rastlamadım ama 2008'deki ziyaretimde on kilometrede bir denizin kopardığı otoyol parçaları etrafında tamir çalışmaları vardı.

Otele vardığımızda her yer bembeyazdı. Oberj'e giden dar patika.






Ayder Yaylası'na vardığımızda bembeyaz bir örtünün altından bize göz kırpan yüzlerce çam ağacı ile karşılaştık. Araçtan bagajlarımız iner inmez yaylada yaşama formülleriyle tanıştık. Oberj'in bulunduğu nokta yoldan oldukça yukarıda ve ayrıca bir bağlantı yolu yok. Bu nedenle valizlerimiz yayla evlerinde sıkça kullanılan bir yatay vinç sistemi ile Oberj'in avlusuna taşındı. Oberj'de ilginç kurallar var. Kaldığımız süre boyunca evimizde yaşıyor olmakla olağanüstü bir "hip otel" de konaklama deneyimi arasında gidip geldik. Mesela ayakkabıları lobide çıkardıktan sonra odalara çıkılıyor. Tamamen ahşap olan otelde odalara giderken yalınayak olmasa bile çoraplarla ahşabı hissedip yürümek oldukça keyifli. Oberj Ayder'deki son otel olduğu için penceremizden görünen manzara ilginç; yatay vinç, bembeyaz ve koskocaman yayla, etrafı saran çamlar ve arada sırada karda yürümek için dışarıda olan otel ahalisi.


Patikadan ana yola iniş


Karla ilk buluşma: Huser Yaylası ve Kuntz yürüyüşü
Odalarımıza yerleştikten hemen sonra ilk yürüyüş için hazırlandık. Karla gerçekleştireceğimiz ilk buluşma için rotamız Huser Yaylası Yolu üzerinde bir süre ilerledikten sonra patikadan ayrılarak Kuntz bölgesini yatay olarak geçiş ve ana yola inerek Ayder'e dönüş.

Toplam iki saat süren parkurda yol boyu kartopu oynayarak kara alıştık. Patikadan ana yola indiğimizde ahşap köprü korkuluklarının altında akan dere, sokak lambalarının altında daha da belirgin olan kar yağışı ve eşsiz manzara bizi bekliyordu.











Fotoğraf çekmeye doyamadan Oberj'in yolunu tuttuk ve akşamki yılbaşı eğlencesi için hazırlanmaya başladık. Eğlenceden çok geçen yıllarda sıkça duyduğumuz geceyarısı horonu ve karda kaymaca için sabırsızlanıyordum. Bizi çok seven kar taneleri kesintisiz olarak gece boyu yağmaya devam etti.

Geceyarısına dakikalar kala avluda horon vurduk.

Saatler geceyarısına gelirken orta avludan Behçet'in tulum nağmeleri duyuldu. Derken bir baktık ki avluda herkes elele dev bir çember oluşturmuş, çemberin ortasında bir ateş yanmakta. Başlamak için Oberj'in iki sahibinden biri olan Bülent'in komutları bekleniyor. Isınma türküleri sonrası yavaş yavaş hareketlendik.Mor kadife kaplı tulumuyla Behçet çemberin ortasında duruyordu. Hiç horon bilmeyenler bile ekipteydi, zaten Bülent* komutlarıyla herşeyi anlatıyordu.

Behçet* tulumuyla büyük horon ekibine yön verirken bir güzel adetten daha haberimiz oldu. Ola ki bir yerde böyle bir horona dahil olursanız sakın tulumun hakkını vermeyi unutmayın. Tulumun üzerindeki kılıfta bir minik cep var, horon katılımcıları gönüllerinden kopanı bu cebe iliştiriyor. Horon hızlandıkça yeni yıl yaklaşıyordu. Derken mini havai fişeklerimizi patlattık, horona en hızlı haliyle devam edip yeni yıla girdik.




Kar yağışı altında kırmızı burunla yaptığımız horondan sonra açıkçası pek karda kaymaya mecalim kalmamıştı. Karda oynama hakkımızı ertesi güne saklayıp uyumak üzere çoraplarla odamıza çıktık. Ertesi gün uzun bir yürüyüş bizi bekliyordu. Oberj'den ayrılma saati 9.30 olarak kararlaştırıldı. O saate kadar kahvaltımızı bitirip kar kostümlerimizi giymiş bir şekilde lobide hazır olmamız lazımdı.
Kar kostümümüz, Galer Düzü yürüyüşü, gece yürüyüşü, Avusor Yaylası ve dönüş hikayemizi ikinci bölüme bırakayım.
Oberj'in gece görüntüsü
Nasıl gidelim?
İstanbul'dan ya da başka bir şehirden Trabzon'a uçakla gidebilirsiniz. Araç kiralamak isterseniz Ayder-Trabzon arası 158 kilometre. Eğer kendi imkanlarınızla ulaşmak isterseniz Havaş araçları ileArdeşen'e kadar gidip oradan Ardeşen-Ayder dolmuşlarını kullanarak yaylaya ulaşabilirsiniz.

Ne yiyelim?
Tabi ki yöresel olan herşeyi. Oberj bizi bu konuda çok iyi ağırladı. Kara lahana çorbası, muhlama, mısır ekmeği soframızdan eksik olmadı. Mısır unu ve tereyağı ile hazırlanan muhlamaya ekmeğinizi banmanızı şiddetle öneririm. Hamsi mevsiminde giderseniz sebzeli hamsi ve hamsili pilavı da tatmalısınız. Bölgedeki otellerin birçoğu menüsünde bu yöresel lezzetleri bulunduruyor zaten. Eğer bal seviyorsanız yaylada üretilen balları mutlaka tadın ve evinize stok yapın.
Nerede kalalım?
Kaçkar Dağları Milli Parkı sınırları içinde olan bölgede beton bina yapmak yasak. Özel izinlerle kurulmuş irili ufaklı ahşap pansiyon, otel ve apart otellerde konaklanıyor. Ancak bir doğaseverseniz, alternatif programlardan hoşlanıyorsanız bence Bukla Oberj'de konaklamalısınız. İlginç konaklama kuralları  (komple listeyi okumak isterseniz buraya tıklayın), tamamen ahşap mimarisi ve düzenlediği ilginç ve sıradışı yürüyüşlerle bence Ayder'in 1 numarası.


*Meraklısına Notlar:
Bülent Saraloğlu, Bukla Oberj'in iki sahibinden biri. Gerçek yayla turizminin yılmaz savunucusu. Basında sıkça yer alıyor.
Behçet Gülas, Çamlıhemşin'li bir sanatçı. Fora adlı albümü geçen yıl yayınlandı. Gitar ve tulumu ustalıkla harmanladığı şarkılarının söz ve müzikleri de kendisine ait. Dinlemenizi kesinlikle öneririm. Ayrıca çeşitli dağ yürüyüşlerimizde bize tulumuyla eşlik ediyor.



Ve diğer fotoğraflar:

Oberj'deki odamızın manzarası

Gördüğüm tek insan: karda odun taşıyan bir kadın

Araç yolundan yukarı doğru tırmanırken
Mr&Mrs Çolak kar pozu verirken

1 yorum:

  1. ...ezilmemiş karda yürümek, tulumun ezgilerini dinlemek, horonun kıvrak figürlerini izlerken Hayal Denizi'ne kulaç atmak gibidir kışın Ayder de atmosferi solumak...

    YanıtlayınSil

Paylaş

print

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...